Şərifə Cəfəri - Buta, Kelağayı ve Terme – Türk Milletinin Kültürel Kimliğinin Sembolleri TDKŞB · 30.09.2026 Buta, Kelağayı ve Terme – Türk Milletinin Kültürel Kimliğinin Sembolleri Buta motifi, Türk halkları, özellikle de Azerbaycan Türkleri arasında en eski ve en tanınmış süsleme unsurlarından biridir. Buta; yaşam, ateş, bereket, sonsuzluk ve sığınak gibi kavramların sembolü olarak kabul edilir. Bazı kültürel yorumlarda buta, hamile bir kadının karnına benzetilir; içinde huzurla yatan bir cenini andırdığı düşünülür. Bu yorum, butanın doğa, kadın ve yaşam kavramlarıyla olan sembolik bağını ortaya koyar. Azerbaycan’ın Bakü kentindeki İçerişehir’de bulunan Kız Kalesi’nin mimarisine dikkatle bakıldığında ve özellikle yukarıdan çekilmiş fotoğrafları incelendiğinde, kalenin biçiminin de butayı andırdığı görülebilir. Bu şekil, anne rahmindeki cenini hatırlatan bir form olarak yorumlanabilir. Buta, Azerbaycan’ın geleneksel sanatlarının birçok alanında; halılarda, kaplarda, mimaride, resimlerde ve özellikle kadınların geleneksel başörtüsü olan kelağayılarda yaygın biçimde kullanılır. Kelağayı, doğal bitkisel boyalarla renklendirilen, kare biçiminde ipek bir başörtüsüdür. Geleneksel yöntemlerle ve el işçiliğiyle özellikle Şeki ve Basgal gibi bölgelerde üretilir. Buta motifleri, ahşap veya metal kalıplar kullanılarak kelağayıların üzerine farklı biçimlerde işlenir. Bu motiflerin her birinin kendine özgü anlamları vardır. Örneğin “Şah Buta” büyüklük ve ihtişamı, “Balalı Buta” bereketi ve yaşamı, “Kölgə Buta” ise sığınma ve koruyuculuğu simgeler. Azerbaycan kültüründe kelağayı yalnızca bir giyim unsuru değildir; aynı zamanda kadının zarafetini, onurunu, sosyal olgunluğunu ve kültürel aidiyetini ifade eden önemli bir semboldür. Kelağayının rengi ve motifi, kadının yaşına, toplumsal konumuna ve özel günlerin niteliğine, örneğin düğün veya yas gibi durumlara göre seçilir. Genç kızlar genellikle daha canlı renklerde ve küçük motifli kelağayılar kullanırken, yaşlı kadınlar daha koyu renkleri ve sade motifleri tercih ederler. Buta, Azerbaycan kültürünün önemli sembollerinden biri olduğu için İran’ın Türk nüfusunun yaşadığı bölgelerde de, özellikle Erdebil ve Karadağ’da, kadınların yaylık veya dörtköşe başörtüsü olarak kullandıkları geleneksel örtülerde günümüzde hâlâ yaşamaktadır. Aynı gelenek İran’daki diğer Türk toplulukları arasında, örneğin Horasan Türkleri, Kaşkaylar ve Türkmenler arasında da görülmektedir. Bilindiği üzere, Safevîler döneminde bu motif İsfahan’da da yaygınlaşmıştır. Günümüzde İsfahan termesi ve buta motifli süs eşyaları, şehrin önemli geleneksel ürünleri, hediyelikleri ve geçim kaynakları arasında yer almaktadır. Tebriz’de de Azerbaycan’dakine benzer şekilde, üzerinde buta motifleri bulunan güzel ipek başörtüleri üretilmektedir. Azerbaycan’da bu geleneksel ipek örtülere kelağayı adı verilmektedir. Sonuç olarak buta ve kelağayı yalnızca süsleme unsurları değildir. Onlar kadınlığı, yerel kültürü, ortak tarihi ve kültürel kimliği anlatan görsel hafıza biçimleridir. Geçmişten günümüze taşınan bu sanat ve kültür hazineleri, hâlâ insanların günlük yaşamında varlığını sürdürmektedir. Şərifə Cəfəri — https://tdksb.org/works/serife-ceferi-buta-kelagayi-ve-terme-turk-milletinin-kulturel-kimliginin-sembolleri-5uhratm